16331 Sayılı Kanun ve Kapsamı
20 Haziran 2012'de yürürlüğe giren 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, kamu ve özel sektör ayrımı yapmaksızın tüm işyerlerini kapsar. Kanun; önleme, koruma, katılım ve süreklilik ilkelerine dayanır.
Kanunla birlikte İSG hizmetleri, risk değerlendirmesi, acil durum planları, çalışan eğitimi ve sağlık gözetimi zorunlu hale getirilmiştir.
2Tehlike Sınıfları ve Sonuçları
İşyerleri, yapılan işin niteliğine göre az tehlikeli, tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alır. Tehlike sınıfı; İSG uzmanı ve işyeri hekimi çalışma sürelerini, eğitim sürelerini ve denetim sıklığını doğrudan etkiler.
- Çok tehlikeli sınıfta temel İSG eğitimi en az 16 saat, tehlikeli sınıfta 12 saat, az tehlikeli sınıfta 8 saattir.
- Çok tehlikeli işyerlerinde eğitimler yılda en az 1 kez tekrarlanır.
- İSG uzmanı ve işyeri hekimi, işyerinde haftalık belirlenen süreler boyunca görev yapar.
- İnşaat sektörü çok tehlikeli sınıfta yer alır.
3İş Kazası ve Meslek Hastalığı Bildirimi
- İş kazaları, işveren tarafından kaza tarihinden itibaren 3 iş günü içinde SGK'ya bildirilmek zorundadır.
- İş kazası, ölümle sonuçlanmışsa olay yerindeki mülki idare amirliğine de en geç 3 iş günü içinde bildirilir.
- Meslek hastalığı şüphesi, hekim veya sağlık kuruluşu tarafından tespit edilir ve SGK'ya bildirilir.
- Ramak kala olayların da kayıt altına alınması ve analiz edilmesi önleme açısından büyük önem taşır.
Kazayı bildirmemek veya eksik bildirmek idari para cezası gerektirir. Kayıt dışı çalışanlar, kaza sonrası sosyal güvenceden mahrum kalabilir.
4İdari Yaptırımlar
İSG mevzuatına uymayan işverenlere idari para cezaları uygulanır. Ağır ve yakın tehlike halinde Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü işyerinde işi durdurma yetkisine sahiptir.
İş kazalarında ihmal tespit edilirse, ilgili yönetici ve işveren cezai sorumlulukla da karşı karşıya kalır. Bu nedenle İSG'ye uyum, bir 'maliyet' değil; hem çalışan hem işveren için bir koruma yatırımıdır.
5İşveren ve Çalışan Yükümlülükleri Özeti
6331 sayılı Kanun, güvenliği yalnızca işverenin değil herkesin sorumluluğu yapar. İşveren; risk değerlendirmesi yaptırmak, eğitim vermek, koruyucu ekipman sağlamak, iş kazalarını bildirmek ve sağlık gözetimini yapmakla yükümlüdür. Bu yükümlülükleri devretmek, sorumluluğu ortadan kaldırmaz.
Çalışan ise talimatlara uymak, verilen eğitimlere katılmak, kendisine sağlanan ekipmanı doğru kullanmak, tehlike gördüğünde bildirmek ve uygunsuz ekipmanı reddetmekle yükümlüdür. Çalışanın 'ciddi ve yakın tehlike' durumunda işi durdurma ve güvenli alana çekilme hakkı vardır; bu hak, iş akdinin feshine gerekçe yapılamaz.
- İşveren; risk değerlendirmesi, eğitim, KKD sağlama ve kaza bildirimi ile yükümlüdür.
- Çalışan; talimatlara uymak ve tehlikeleri bildirmekle yükümlüdür.
- Ciddi ve yakın tehlike halinde çalışan işi durdurabilir ve çalışmayı reddedebilir.
- İSG kurallarına uymamak hem cezai hem idari sonuç doğurur.
'Ben sorumlu değilim' düşüncesi, hem işverenin hem çalışanın en büyük yanılgısıdır.
6Vaka: Bildirilmeyen İş Kazası
Bir şantiyede işçi, küçük bir el yaralanması geçirir. Ustabaşı, 'sorun çıkmasın' diye kazayı kayıtlara geçirmez ve işçiye evde tedavi önerir. Yaralanma enfeksiyon kaptığında işçi SGK'ya başvurur; firma hem bildirim yapmadığı için idari para cezası alır hem de mesuliyet iddiasıyla karşılaşır.
İş kazaları, yaralanma küçük dahi olsa en geç 3 iş günü içinde SGK'ya bildirilmek zorundadır. Bildirilmeyen her kaza, hem işçinin sağlık hakkını hem firmanın yasal yükümlülüğünü ihlal eder.
- Yaralanma küçük de olsa iş kazası kayıt altına alınır.
- İş kazaları en geç 3 iş günü içinde SGK'ya bildirilir.
- Kazayı gizlemek idari para cezası doğurur.
- Kaza sonrası işçi, sağlık kuruluşuna ulaştırılır ve tedavisi sağlanır.